Sabancı Holding iştiraklerinden, Türkiye’yi teknoloji market konseptiyle tanıştıran Teknosa, BThaber tarafından bilişim sektöründeki ilk 500 şirketin belirlendiği ve bu yıl 22’nci kez gerçekleştirilen Bilişim 500 araştırmasında ödül kazandı. 2020 yılını son 20 yılın en başarılı performansıyla kapatan Teknosa, Bilişim 500 araştırması sonucu Donanım Kategorisi’nde birinci oldu.
Hibrit olarak düzenlenen törende şirket adına ödülü alan Teknosa Kategori Yönetimi ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Cenk Yenginer, “Bu değerli ödüle bu yıl da layık görülmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. 21 yıldır ‘Herkes için Teknoloji’ felsefesiyle çalışıyoruz. Yeni Neslin Teknosa’sı vizyonuyla dijitalleşme ve tüm kanallarda mükemmel müşteri deneyimi konusunda attığımız adımlarımızı her alanda güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Pandemiyle birlikte öne çıkan ihtiyaç ve trendleri adresleyecek ürünleri portföyümüze katıyor, müşteri eğilimleri doğrultusunda ürün ve marka çeşitliliğimizi artırıyoruz. Teknolojiyi, yenilikçi uygulamalarımızla tüketicilerimizle kesintisiz bir biçimde buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.
Genel
Migros, pazarlama alanında bir ilke imza atarak Türkiye’nin ilk perakende medya şirketi Mimeda’yı kurdu. Tüketicilerin değişen ihtiyaç ve taleplerini keşfederken farklı iletişim kanalları üzerinden paylaşılan reklamların etkisini ölçümlemek amacıyla birçok medya aracını kullanan Migros, Türkiye medya sektöründe katma değer yaratacak data entegreli yeni pazarlama platformunu hayata geçirdi. Data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisini bir araya getiren Mimeda, markaları doğru alanda ve doğru hedef kitle ile buluşturma hizmetini sunuyor.
Mimeda, Türkiye’nin en büyük sadakat programı Money aracılığıyla müşterilerinin ihtiyaçlarını ve ilgi alanlarını tanıyarak iş ortaklarına güvenilir, kaliteli ve onaylı datadan türettiği öneri hizmeti sunuyor. Mevcut datayı anlama yeteneği ile dikkat çeken platformda veriler alanında uzman ekipler tarafından analiz edilerek iş ortaklarıyla yönlendirici iç görüler paylaşılıyor. Türkiye’nin offline ve online entegrasyonu en güçlü markası Migros tarafından oluşturulan alışveriş modellemeleri farklı metriklerle birleştirilerek oluşturulan öngörüler sayesinde markaların kullanması gereken iletişim kanallarının belirlenmesine yardımcı olunuyor.
İş ortaklarının müşteri sayısının en az 2 kat artırılması hedefleniyor
Reklam faaliyetlerinin doğru şekilde kullanılmasını destekleyen Mimeda, iş ortaklarının reklam bütçelerinden maksimum ROAS’ı elde etmeleri ve müşteri sayısının en az 2 kat artırılmasını hedefliyor. İlerleyen dönemde; Türkiye’nin özellikle kaliteli içerik üreten yayıncılarıyla iş birliğine gidilerek data entegreli yayınların devreye alınmasının yanı sıra Migros’un online kanalları Sanal Market ve Migros Hemen içerisinde kişiselleştirilmiş reklam kanalları aracılığıyla yepyeni bir pazarlama deneyimi hizmeti sunulması planlanıyor.
“Reklam verenler 15 farklı kanal aracılığıyla doğru hedef kitleye ulaşabilecek”
Mimeda Yönetici Direktörü Kına Demirel, “Mimeda pazarlama platformunun 5 ana bölüm ve 15 farklı iletişim kanalı bulunuyor. Birlikte çalıştığımız markaların doğru hedef kitleye, doğru kanal üzerinden ulaşabilmesi için özel bir ekip ile gerekli tüm aksiyonların alınmasını sağlıyoruz. Mimeda’nın pazarlama platformunda mağaza içi iletişimden sosyal medya kanallarına, tematik kanallardan 3 kat daha fazla kişiye erişim sağlayan MigrosTV’den Türkiye’nin ilk markalı espor platformuna ve 120 binden fazla marka elçisine ulaşmak mümkün. Diğer platformlardan bizi ayrıştıran en önemli özelliğimiz, oluşturulan medya bütçesinin verimli kullanıp kullanılmadığının ölçülmesine olanak sağlamamız. Ayrıca çalıştığımız markaların sadece online değil fiziksel mağaza satışlarına da entegre rapor sunabilen tek yapıyız. Böylece markalar reklam harcamalarını en doğru şekilde optimize edebilir” dedi.
Beymen Collection 2021-2022 Sonbahar / Kış Koleksiyonu, şıklığından ve konforundan ödün vermeyen modern kadınlar için hayatın her anına, günün her saatine uygun seçenekler sunuyor. Hibrit tasarımlar, sofistike detaylar ve couture siluetler ile zenginleşen koleksiyon, son yılların vazgeçilmez trendi rahat giyime lüks bir yorum katıyor. Dingin formların, feminen ve zarif tasarımların öne çıktığı BEYMEN Collection 2021-2022 Sonbahar / Kış Koleksiyonu, hâkî ve siyahın ağırlıkta olduğu Militer grubuyla sezonu karşılıyor. Leopar desenin enerjisini hâkî tonlarla dengeleyen tema, militerizmin maskülen tavrını romantik detaylarla buluşturarak sakin ve güncel bir anlatım yakalıyor. Kokoon siluetli leopar kaşe blazer, leopar desen ipek gömleklerle kombinlenen deri pantolon ve beli vurgulayan denim ceketler konforlu seçenekler sunuyor.
Koleksiyonun Country grubunda, sakin bej tonlarındaki piton desen ve rahat giyimi günlük şıklıkla buluşturan tasarımlar öne çıkıyor. Maskülen süet kapitone mont saç örgülü kazak ve denim pantolonla sofistike bir tarz yaratırken; piton desenli volanlı bluz ve süet pantolonun hırka hissiyatındaki ekose blazer ile birlikteliği koleksiyonun elegan tavrını simgeliyor. Soğuk kış aylarıyla birlikte sıcak dokular ve triko takımların öne çıktığı Comfort teması, kırık beyaz, acı kahve ve konyak tonları, monokrom anlatımlar, ikat ve argyle desenle ev stiline lüks bir dokunuş katıyor. Basic dik yaka kazakla kombinlenen askılı saten elbise ise konfor duygusuna yeni bir boyut getiriyor.
Kış mevsiminin olmazsa olmazı Wintersports temasında, kar kazaklarının yeni elbise formları, jakarlı ve püsküllü kazaklar, füzo taytlar dikkat çekiyor. Kırmızı rugan hibrit triko ceket, maskülen pilili bol pantolonla göz alıcı bir stil sunarken, jersey gri melanj klasik blazer ve cigarette pantolon birlikteliği asil bir görünüm vadediyor. Beyazın yanı sıra sezon trendi fuşya ve turuncu tonlardaki Block Colours grubundaki rugan yelek, saten pantolon ve kaşmir kazaklar, monokrom anlatımlarıyla casual giyime damga vuruyor. Sezonun vazgeçilmezi dış giyimlerde; triko garnili yağmurluklar, zamansız şıklığı vurgulayan kaşe kabanlar, shearling dış giyimler, overshirt ceketler, geniş model ve renk alternatiflerindeki puf mont ve yelekler yer alıyor.
Dijital dönüşümün etkisi ve pandemi sürecinde yeni pazarlara açılma ihtiyacı ile e-ticaret yapmaya başlayan işletmelerin sayısı hızla artıyor. Ancak hem mağaza hem e-ticaret siteleri gibi birden çok kanal üzerinden yapılan satışlar, stok takibinde karışıklık yaşanmasına da neden olabiliyor. Örneğin mağazada satılan veya depoda stokları tükenen bir ürünün e-ticaret sitesi stokundan anında düşürülmemesi, o sırada bu kanaldan ürün satın alan müşteriyi mağdur edebiliyor. İşletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunan yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren Paraşüt, stoklarda yaşanan bu karışıklıklara son vermek için “Toplu Stok Güncelleme” özelliğini geliştirdi.
Paraşüt’ün geçtiğimiz aylarda devreye aldığı, depolardaki stok yönetimini tek ekrandan kolayca yönetmeye olanak tanıyan Depo Takibi özelliği kapsamında geliştirilen Toplu Stok Güncelleme, işletmelerin depo, mağaza, sahada satış yapan araç ve e-ticaret sitesi gibi farklı kanal ve lokasyonlarda bulunan tüm ürünlerinin stok miktarını tek ekrandan güncellemeye olanak tanıyor. Özellik ile birden fazla depoda yer alan ürünlerin stok miktarları bulundukları depoya göre listelenebiliyor. Filtreleme ve ürün arama bölümleri ile depo veya ürün bazında stoklar kolayca görüntüleniyor. Bu özelliklere ek olarak bir ürünün farklı depolardaki miktarları aynı anda düzenlenebiliyor, ürün adetleri Excel üzerinde düzenlenip Paraşüt’te toplu olarak güncellenebiliyor.
Sean X Yu: “Kullanıcılarımızın talebini dikkate alarak bu özelliği geliştirdik”
Toplu Stok Güncelleme özelliği hakkında bilgi veren Paraşüt Kurucu Ortağı ve CEO’su Sean X Yu, “Paraşüt olarak geçtiğimiz aylarda devreye aldığımız Depo Takibi özelliğimizi, ilk günden itibaren kullanıcılarımızın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Toplu Stok Güncelleme de bu bakış açısıyla geliştirdiğimiz bir özellik. Kullanıcılarımız tarafından talep edilen ve beklenilen bu özellikle birlikte stok takibiyle ilgili tüm süreçleri son derece hızlı, yalın ve basit hale getirdik. Bu özellik sayesinde Paraşüt kullanıcıları hem stok takibi ve güncellemelerini çok daha kolay yapacak hem de stoktaki olası karışıklıkların önüne geçerek verdikleri hizmetin kalitesini ve müşteri memnuniyetini artıracaklar. Paraşüt olarak bundan sonra da ön muhasebenin dijital geleceğini tasarlarken, işletmelerin en güvenilir çözüm ortağı olmaya rolünü üstlenmeye devam edeceğiz” dedi.
Toplu Stok Güncelleme yeni geliştirilen bir özellik olmasına rağmen, kısa sürede Paraşüt kullanıcılarının beğenisini kazandı. Birden fazla deposu bulunan Paraşüt kullanıcıları, bu özellik sayesinde yeni ürünleri geldikçe stoklarını güncelleyebiliyor, aynı zamanda bir ürünün hangi depoda olduğunu kolayca bulabiliyor. Üreticinin deposunda mal tutan Paraşüt kullanıcıları da hem stoktaki durumu görerek satışı gerçekleştirmek hem de sipariş durumu ile ilgili olarak müşterilerine doğru bilgi verebilmek için bu özellikten yararlanmaya başladı. Paraşüt, kullanıcılarının hayatını kolaylaştıran Depo Takibi özelliğini, bundan sonra da farklı özellikler ekleyerek geliştirmeye devam edeceğini duyurdu.
Bitlis’ten Türkiye’ye; Türkiye’den dünyaya açılarak enerjiden tekstile birçok alanda binlerce kişilik istihdam ve yüz binlerce tonluk iş değeri yaratan Eren Holding’e bağlı Eren Perakende ve Tekstil A.Ş. yeni yatırım rotasını Bitlis’e çevirdi. Türkiye’nin en büyük kağıt, ambalaj üreticisi olan ve enerji, çimento, tekstil sektörlerindeki güçlü konumu yıllardır koruyan Eren Holding, bu yeni iplik üretim tesisiyle birlikte ülkenin tekstil alanındaki markalaşmasına da büyük katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Eren Holding, tekstil ülkesi olan Türkiye’nin bu alanda daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdüreceğinin teminatını veriyor.
İlk etapta 500 milyon TL yatırım yapılacak
Eren Perakende’nin Bitlis’te temellerini attığı iplik üretim fabrikası günlük 35 ton iplik üretim kapasitesiyle çalışacak tesis, yıllık 11.500 ton üzerinde iplik üretimi gerçekleştirecek. Türkiye’nin her bölgesinde yatırımlarını sürdüren holding, bu yeni fabrikayla birlikte, batıdan doğuya büyük bir istihdam ve üretim ağı yarattığının teminatını tekrarlıyor. Toplamda 1 milyar TL’yi aşacak yatırım miktarıyla hayata geçirilecek tesisin ilk etap yatırımı 500 milyon TL olarak gerçekleştirilecek. 40 bin metrekarelik kapalı alanda, son teknolojiye sahip üretim makinalarıyla inşaatına başlanan tesisin 2022 yılının sonunda tam kapasite ile faaliyete geçmesi beklenmekte olup, 2023 yılında toplam yatırımını 1 milyar TL’ye çıkararak büyümeye devam edecek.
Bitlis’e eğitim desteği burs imkanlarıyla devam ediyor
Bitlis İli’nin kalkınmasına bugüne kadar gerek eğitim harcamaları gerekse sosyal yardımlar yoluyla yaklaşık 85 Milyon ABD Doları tutarında katkıda bulunan Holding, Bitlis Eren Üniversitesi’ni tercih eden yaklaşık 10 bin öğrenciye eğitim imkanı sağlamakta. Eren Holding, Bitlis’in sanayi ve eğitimde öncü bir şehir olması için holding çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.
Lila Group markalarından Maylo’nun 2018 yılında temizlik kâğıdı sektörünün en yenilikçi ürünü olarak pazara sunduğu Maylo Puf, şimdi yeni reklam filmi serisi ile sevenlerinin karşısına çıkıyor. TMaylo’nun sektörde bir ilk olarak tüketicisine sunduğu yumuşacık Maylo Puf, pratik kullanımı sayesinde ihtiyaç duyulan her zaman ve her yerde çözüm sunmasıyla beğeni topluyor. Evde, arabada, ofiste her yerde her an rahatça kullanılabilen, Maylo Puf’un yeni reklam serisinde; kullanım alanının çeşitliliği ve pratikliği vurgulanıyor.
Maylo Puf, ilk günden bu yana en çok beğeniyi kullanım alanı çeşitliliği ile alıyor. Çünkü Maylo Puf, kutu yerine kendisi gibi yumuşacık ambalajı ile her yere sığıyor ve saklama kolaylığı sağlıyor. Bu yüzden seyahatler sırasında arabada, çalışırken ofiste, evde salonda, banyoda, mutfakta ve akla gelebilecek her yerde en pratik kurtarıcı olarak yerini alıyor. Cep mendillerine kıyasla bir pakette 150 adet olması ile daha fazla ve daha yumuşak, peçeteye göre çek-al kullanımı ile daha pratik, kutu mendile göre fiyatı ile daha ekonomik oluşu, Maylo Puf’u ihtiyaç listelerinin en başına taşıyarak deneyenlerin vazgeçilmezi haline getiriyor.
Sürdürülebilirlik raporu olan ve karbon ayak izini ölçümleyip takip eden tek pil markası olan Duracell, sürdürülebilirlik alanında hem ulusal hem de global arenada öncü çalışmalara imza atan Migros ile çok yönlü bir proje başlattı. Projeyle birlikte evlerdeki atık piller, iyiliğe dönüşecek. Atık pillerini biriktirerek Migros geri dönüşüm noktalarına getirenler, Duracell ve Migros aracılığıyla Görme Engelliler Derneği’ne (GÖZDER) 1 adet beyaz baston bağışlamış olacak. Kampanyada her 3 kilogram pil için 1 adet beyaz baston bağışı gerçekleşecek. Migros mağazalarında atık pil kutularında biriken bu pillerin geri dönüşümü ise daha sonra Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP Derneği) tarafından gerçekleştirilecek.
Hedef 4,5 ton atık pil, 1500 beyaz baston
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Duracell Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kerem Sinanoğlu “Duracell olarak her yıl, üretim sürecimizi çevreye duyarlı şekilde yeniliyoruz. Uzun ömürlü piller üreterek daha az atık oluşmasını amaçlıyoruz. Ayrıca ürünlerimizi yüzde 90 karton ve yüzde 100 geri dönüştürülmüş paketlerde tüketicilere sunuyoruz. Bu noktada Duracell olarak, sürdürülebilirliği bir proje değil yolculuk olarak görüyoruz ve sürdürülebilirlik yolculuğumuzda toplum için, çevre için ve ekonomi için önemli iş birliklerine imza atmaya devam ediyoruz. Perakende devi Migros ile hayata geçirdiğimiz bu çalışma da sürdürülebilirlik yolculuğumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. ‘Duracell ile Atık Pilleriniz İyiliğe Dönüşecek’ sloganıyla, Migros ile birlikte hayata geçirdiğimiz çalışma kapsamında atık pillerin geri dönüşümü, bir yandan ekonomiye katkı sağlarken, bir yandan çevrenin korunmasına destek verecek, en önemlisi ise engelli bireylerimiz için beyaz bastona dönüşecek. Hedefimiz 4,5 ton atık pil toplayarak, 1500 beyaz baston bağışı gerçekleştirmek. Çok yönlü bu çalışma bizler için çok büyük bir anlam taşıyor. Bu çalışmanın önemli birer parçasını oluşturan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’ne ve Görme Engelliler Derneği’ne (GÖZDER) de teşekkürlerimizi sunuyorum. Duracell olarak ilerleyen süreçte çalışmamızın kapsamını daha da geliştirmeyi planlıyoruz.” diye konuştu.
Migros Ticaret A.Ş. Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Direktörü Aysun Zaman proje ile ilgili olarak; “Migros olarak sürdürülebilirliği çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alıyor ve İyi Gelecek Planımız çerçevesinde ölçülebilir hedefler doğrultusunda takip ediyoruz. Bu alanda stratejik önem arz eden konularda derinlemesine çalışmalar yaparak dünyada örnek teşkil eden öncü projelere imza atıyoruz. Bu kapsamda Duracell iş birliğinde birçok açıdan fayda yaratan yeni bir iyilik hareketini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyor, tüm müşterilerimizi atık pilleri iyiliğe dönüştürecek bu projenin bir parçası olmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Görme Engelliler Derneği GÖZDER Başkanı Ali Varlık ise “GÖZDER olarak, kuruluşumuzdan bu yana görme engelli bireylerin sosyal hayata adapte olmasını sağlamak adına çalışıyor ve açtığımız atölyelerle katılımcılarımızı destekliyoruz. Duracell ve Migros iş birliğiyle yürütülen bu proje hem yarattığı fayda açısından hem de görme engelli bireyler için bir mecburiyet olan beyaz bastona farkındalık oluşturmak adına çok önemli. Beyaz baston, görme engelli bir birey için bağımsızlık ve güvenliği temsil ediyor. Ona her koşulda rehberlik eden bir arkadaş gibi hep yanında oluyor. Bu kadar zorunlu bir ihtiyaç olan beyaz bastonun Duracell & Migros tarafından karşılanıyor olması bize de mutluluk veriyor. Türkiye’nin dört bir yanından bizi arayarak beyaz bastona ihtiyacı olduğunu söyleyen görme engelli vatandaşlarımız için de bir umut oluyor. Önümüzdeki dönemde bu iki markayla yeni projeleri de hayata geçirmeyi çok isteriz. Projenin sonuçlarını biz de heyecanla bekliyoruz” diyerek bu iş birliği ile ilgili görüşlerini paylaştı.
Çocuklara geri dönüşüm bilinci semineri veriyor
Duracell alkalin piller, çinko-karbon pillere kıyasla 10 kata kadar daha uzun ömre sahip. Bu, daha az pil tüketimi dolayısıyla da daha az atık anlamına geliyor. Duracell alkalin piller, %100’e yakın geri dönüştürülebilir özellik taşıyor. Duracell’in tüm birincil ve ikincil karton ambalajının %98’i de geri dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor. Sürdürülebilirlik konusunda geri dönüşüme dair çok olumlu verilere sahip ve 2030’a kadar karbon emisyonunu %30 azaltma hedefi olan Duracell, geri dönüşüm bilincinin çocukluk döneminden başladığı düşüncesiyle okullarda seminerler vermeye de başladı. Duracell çalışanlarının gönüllülük esası ile dahil olduğu seminerler ile hedef olabildiğince çok çocuk ve aileye ulaşmak. Yeni başlayan bu çalışma kapsamında sadece bir ayda 1000’den fazla öğrenciye ulaşıldı. Hedef 3 yıl içinde 10,000’den fazla öğrenciye ulaşabilmek.
Doğtaş, yenilikçi ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla, yurt içi ve yurt dışında mağaza ağını genişletmeye devam ediyor. “Türkiye’nin 81 ilinde Doğtaş mağazası” hedefine bir adım daha yaklaşan marka, yıl içerisindeki yatırımlarıyla mağaza sayısını artırdı. Doğtaş, 30 Ağustos’ta açılan 30 mağaza ile ilk 6 ayda yurt içinde 195, yurt dışında ise 30 farklı ülkede 45 mağaza sayısına ulaştı. Doğtaş’ın yıl sonu görüşü ise; yurt içinde 205, yurtdışında 52 mağaza.
ABD’de ilk mağaza 1 Kasım’da açılıyor
Bir süre önce ABD’de açılacak olan mağazanın müjdesini veren marka, 1 Kasım 2021 tarihinde New Jersey’de ilk mağazasını açıyor. 525 m2’lik mağazada, Doğtaş’ın “tarz ve uyumun aşkı” konsepti yeni müşterileriyle buluşacak.2021 yılının sonuna kadar Amerika dışında; Irak, KKTC, Fransa, İsrail, Nijerya, Gana, Senegal ve Özbekistan’da Doğtaş mağazaları açılması planlanıyor. Turqality programının da destekleriyle yurtdışı büyümesine hız kesmeden devam eden Doğtaş, dünyanın farklı noktalarındaki mağazalarıyla online mağazasının yanı sıra 24 saat hizmet veren bir marka olmak için emin adımlarla yolunda yürüyor.
Doğtaş Genel Müdür Yardımcısı Erim Tamer konuyla ilgili olarak, “Türk mobilya sektörü için en önemli pazarlardan bir olan Amerika pazarında marka varlığımızı kuvvetlendirmek için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Her yıl yeni Ar-Ge ve üretim süreç yatırımlarımızla birlikte büyüme planlarımızı ve müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda marka stratejilerimizi revize ediyoruz” dedi.
Sabancı Holding iştiraklerinden, Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’nın başına Sitare Sezgin geliyor. Güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgiye göre, Bülent Gürcan’ın Gratis’e gitmesiyle boşalan Teknosa’nın Genel Müdürlük koltuğuna Akbank’ın iştiraki AKÖde Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin Genel Müdürü Sitare Sezgin oturacak. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın gruptaki kadın yönetici sayısının artırılmasına ilişkin stratejisinin bu atamada etkili olduğu konuşuluyor.
Sitare Sezgin kimdir?
AKÖde Genel Müdürü Sitare Sezgin, İzmir Amerikan Koleji’nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi İşletme Yönetimi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimini Manchester Üniversitesi Finans ve Muhasebe Bölümü’nde tamamladı ve Hollanda’da Procter&Gamble’da başladığı iş yaşamını, sırasıyla Bain And Company, The Boston Consulting Group ve Sabancı Holding Perakende Grubu’nda sürdürdü. Akbank’ta 2010-2011 yıllarında Yeni Ürün ve Kanal Geliştirme biriminde Bölüm Başkanı olarak görev aldı. Affinion Turkey Back-Up ve Bofis Turizm Genel Müdürlüğü, 5 Mayıs 2021 itibarıyla AgeSA ismiyle yola devam eden AvivaSA Emeklilik ve Hayat ile CarrefourSA’da bağımsız Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Sitare Sezgin, bu yıl Doğtaş Kelebek’in de yönetim kuruluna bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak girmişti. Sezgin, Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) Yönetim Kurulu üyeliği görevine de halen devam ediyor.
Teknosa ilk 6 ayda yüzde 49 büyüdü
2020 yılını son 20 yılın en başarılı performansıyla kapatan Teknosa, 2021 yılının ilk 6 ayında da başarı grafiğini yükseltti. Teknosa, ilk 6 ayda geçen yıla göre yüzde 49’luk büyüme ile 3 milyar TL ciroya ulaştı. Kârlılıkta iyileşme performansını sürdüren şirket, esas faaliyet kârını da yüzde 193’luk bir artışla 112 milyon TL’ye ulaştırdı. Şirket, çoklu kanal deneyiminin önemli bir unsuru olarak kesintisiz yatırım yaptığı e-ticarette de cirosunu 500 milyon TL’ye çıkardı. Teknosa, pandemi nedeniyle alınan tedbirler kapsamında mağaza kapalılıklarının ilk çeyreğe göre daha yoğun olduğu ikinci çeyrekte, 1,5 milyar TL ciro elde etti. E-ticarette yılın ilk çeyreğine göre satışlarını yüzde 46 artırarak 295 milyon TL ciroya ulaştı ve online satışların perakende cirosu içindeki payı yüzde 21 oldu.
Bu yıl kuruluşunun 50’nci yılın kutlayan Shangri-La Hotels and Resorts, Türkiye’de de Beşiktaş’taki oteliyle faaliyet gösteriyor. Hong Kong ve Singapur’la birlikte grubun dünyadaki en özel 3 otelinden biri olarak gösterilen Shangri-La Bosphorus, Istanbul, kalitesi ve hizmetleriyle rakiplerinden ayrışıyor. Pandemi dönemi boyunca eğitim ve atmosfer yenilemelerinin sonuçlarını almaya başlayan Shangri-La, Bosphorus, Istanbul, Haziran ayından bu yana yüzde 90 doluluk oranına ulaştı. Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Genel Müdürü TJ Joulak ile pandemi dönemini nasıl geçirdiklerini ve hangi konulara odaklandıklarını, yılın geri kalanına ve 2022 yılına ilişkin beklentilerini konuştuk.
İstanbul’da lüks otel konusunda ciddi bir rekabet olduğunu kaydeden Joulak, personelleri ve sundukları hizmetlerle fark yarattıklarını söyledi. Joulak, “Shangri-La Group ile otelin ortağı olan Tanrıverdi Ailesi çok mütevazi bir aile ve bu projeye ciddi yatırım yapıldı. Tarzı itibariyle çok keyifli ve İstanbul’un en iyisi olan odalara sahibiz. Elbette şehirde çok 5 yıldızlı otel var ama Shangri-La Bosphorus, Istanbul en iyilerden. Konumu, sunduğu hizmet ve ürünlerinin kalitesiyle misafirlerine Türk ve Asya misafirperverliğini sunuyor. Örneğin biz Türk kahvesi isteyene Türk kahvesi değil en iyi Türk kahvesini veriyoruz” dedi.

Pandime döneminde ğitime öncelik verildi
TJ Joulak, pandemi döneminde en fazla önem verdikleri konunun eğitim olduğunu vurguladı. Haziran ayında personele 1.580 saat eğitim verdiklerini kaydeden Joulak, “Çalışma arkadaşlarımızın motivasyonu bizim için çok önemli. Pandemi döneminde de bu bir numaralı önceliğimiz oldu. Ekibimizin eğitimine odaklandık, onların potansiyellerini ortaya çıkardık ve parlamalarını sağladık. Ayrıca otelimizin atmosferini, restoranlarımızı yeniledik” diye konuştu.
Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Ortadoğulu turist var
Bu çalışmalarının karşılığını aldıklarına da değinen TJ Joulak, şöyle devam etti: “2019 yılının Temmuz-Ağustos doluluk oranlarıyla bu yılı karşılaştırdığımızda daha iyi bir durumdayız. Çok çalıştık, yoğun planlar yaptık. İnanıyorum ki daha iyi sonuçlar göreceğiz. Şu anda yüzde 90 civarında bir doluluk oranı yakaladık. Ortalama satış fiyatlarında da artış gözleniyor. En fazla Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Katar ve Kuveyt’ten turist geliyor. Fransız ve ABD’li turistler de geliyor. Türkiye’den hatta İstanbul içinden de ciddi misafir ağırlıyoruz.”
“Realist planlar yapıyoruz”
TJ Joulak, pandemi yüzünden 2021 yılı bütçesini yaparken realist davrandıklarını anlattı. Joulak, “2022 için de aynı şekilde davranacağız ve planlarımızı ona göre şekillendireceğiz. Dünya ekonomi çevrelerine göre gerçek bir öngörüde bulunabilmek için 2023 yılını beklemek gerekiyor. ‘Pandemi öncesinde 3 ay sonrasına ilişkin tahmin yapmak mümkündü ancak şimdi 1 hafta sonrasını öngöremiyoruz.’Dünyadaki insanların yüzde 50’si aşı olduğunda her şey biraz daha normale dönecek” dedi.
Yeni yatırım planları var
TJ Joulak, proje ortağı Tanrıverdi Ailesi ile grubun çok sağlam ve iyi bir ilişkisi olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Tanrıverdi Ailesi, başından beri bu iş birliğine büyük destek veriyor. Bu grubumuz için çok önemli. Türkiye’de örneğin Bodrum’da yine Tanrıverdi Ailesi ile yeni bir yatırım mümkün. Yakın tarihte alınmış bir karar olmasa da Tanrıverdi Ailesi ile birlikte bir proje üzerinde çalışıyoruz.”
Grup 100’den fazla oteli yönetiyor
Shangri-La Group, ofis binaları, ticari gayrimenkuller ve rezidansları ile otel ve yatırım amaçlı gayrimenkullerin dünyanın önde gelen geliştiricilerinden, sahiplerinden ve işletmecilerinden biri. Grubun diğer başlıca faaliyetleri, otel yönetimi hizmetlerinin yanı sıra satılık emlak geliştirmeyi içeriyor. Grup şu anda Shangri-La, Kerry, JEN ve Traders markaları altında 75’ten fazla lokasyonda 100’den fazla oteli yönetiyor. Asya’nın en önde gelen ve saygın gruplarından olan şirketin; Avustralya, Bahreyn, Çin, Kamboçya, Endonezya ve Suudi Arabistan’da otel ve farklı alanlarda geliştirme projeleri bulunuyor.
Manzara eşliğinde uluslararası lezzetler IST TOO’da
Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un restoranları ve barı, dünya lezzetleriyle misafirlerine özel deneyimler yaşatıyor. Otelin gün boyu hizmet veren restoranı IST TOO; deniz ürünleri, sushi, noodle, makarna gibi tatları içeren farklı yemek seçenekleriyle uluslararası bir deneyim vaat ediyor. Ayrıca Türk mezeleri ve pide çeşitleri, taş fırından lezzetler, kebap çeşitleri ve geleneksel Türk Mutfağı’nın özel tarifleri de restoran menüsünde yer alıyor. Restoranın sofistike atmosferi, Boğaz’ın muhteşem maviliğine bakan şık bir terasla tamamlanıyor.

