Bitlis’ten Türkiye’ye; Türkiye’den dünyaya açılarak enerjiden tekstile birçok alanda binlerce kişilik istihdam ve yüz binlerce tonluk iş değeri yaratan Eren Holding’e bağlı Eren Perakende ve Tekstil A.Ş. yeni yatırım rotasını Bitlis’e çevirdi. Türkiye’nin en büyük kağıt, ambalaj üreticisi olan ve enerji, çimento, tekstil sektörlerindeki güçlü konumu yıllardır koruyan Eren Holding, bu yeni iplik üretim tesisiyle birlikte ülkenin tekstil alanındaki markalaşmasına da büyük katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Eren Holding, tekstil ülkesi olan Türkiye’nin bu alanda daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdüreceğinin teminatını veriyor.
İlk etapta 500 milyon TL yatırım yapılacak
Eren Perakende’nin Bitlis’te temellerini attığı iplik üretim fabrikası günlük 35 ton iplik üretim kapasitesiyle çalışacak tesis, yıllık 11.500 ton üzerinde iplik üretimi gerçekleştirecek. Türkiye’nin her bölgesinde yatırımlarını sürdüren holding, bu yeni fabrikayla birlikte, batıdan doğuya büyük bir istihdam ve üretim ağı yarattığının teminatını tekrarlıyor. Toplamda 1 milyar TL’yi aşacak yatırım miktarıyla hayata geçirilecek tesisin ilk etap yatırımı 500 milyon TL olarak gerçekleştirilecek. 40 bin metrekarelik kapalı alanda, son teknolojiye sahip üretim makinalarıyla inşaatına başlanan tesisin 2022 yılının sonunda tam kapasite ile faaliyete geçmesi beklenmekte olup, 2023 yılında toplam yatırımını 1 milyar TL’ye çıkararak büyümeye devam edecek.
Bitlis’e eğitim desteği burs imkanlarıyla devam ediyor
Bitlis İli’nin kalkınmasına bugüne kadar gerek eğitim harcamaları gerekse sosyal yardımlar yoluyla yaklaşık 85 Milyon ABD Doları tutarında katkıda bulunan Holding, Bitlis Eren Üniversitesi’ni tercih eden yaklaşık 10 bin öğrenciye eğitim imkanı sağlamakta. Eren Holding, Bitlis’in sanayi ve eğitimde öncü bir şehir olması için holding çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.
abronsius
Lila Group markalarından Maylo’nun 2018 yılında temizlik kâğıdı sektörünün en yenilikçi ürünü olarak pazara sunduğu Maylo Puf, şimdi yeni reklam filmi serisi ile sevenlerinin karşısına çıkıyor. TMaylo’nun sektörde bir ilk olarak tüketicisine sunduğu yumuşacık Maylo Puf, pratik kullanımı sayesinde ihtiyaç duyulan her zaman ve her yerde çözüm sunmasıyla beğeni topluyor. Evde, arabada, ofiste her yerde her an rahatça kullanılabilen, Maylo Puf’un yeni reklam serisinde; kullanım alanının çeşitliliği ve pratikliği vurgulanıyor.
Maylo Puf, ilk günden bu yana en çok beğeniyi kullanım alanı çeşitliliği ile alıyor. Çünkü Maylo Puf, kutu yerine kendisi gibi yumuşacık ambalajı ile her yere sığıyor ve saklama kolaylığı sağlıyor. Bu yüzden seyahatler sırasında arabada, çalışırken ofiste, evde salonda, banyoda, mutfakta ve akla gelebilecek her yerde en pratik kurtarıcı olarak yerini alıyor. Cep mendillerine kıyasla bir pakette 150 adet olması ile daha fazla ve daha yumuşak, peçeteye göre çek-al kullanımı ile daha pratik, kutu mendile göre fiyatı ile daha ekonomik oluşu, Maylo Puf’u ihtiyaç listelerinin en başına taşıyarak deneyenlerin vazgeçilmezi haline getiriyor.
Sürdürülebilirlik raporu olan ve karbon ayak izini ölçümleyip takip eden tek pil markası olan Duracell, sürdürülebilirlik alanında hem ulusal hem de global arenada öncü çalışmalara imza atan Migros ile çok yönlü bir proje başlattı. Projeyle birlikte evlerdeki atık piller, iyiliğe dönüşecek. Atık pillerini biriktirerek Migros geri dönüşüm noktalarına getirenler, Duracell ve Migros aracılığıyla Görme Engelliler Derneği’ne (GÖZDER) 1 adet beyaz baston bağışlamış olacak. Kampanyada her 3 kilogram pil için 1 adet beyaz baston bağışı gerçekleşecek. Migros mağazalarında atık pil kutularında biriken bu pillerin geri dönüşümü ise daha sonra Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP Derneği) tarafından gerçekleştirilecek.
Hedef 4,5 ton atık pil, 1500 beyaz baston
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Duracell Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kerem Sinanoğlu “Duracell olarak her yıl, üretim sürecimizi çevreye duyarlı şekilde yeniliyoruz. Uzun ömürlü piller üreterek daha az atık oluşmasını amaçlıyoruz. Ayrıca ürünlerimizi yüzde 90 karton ve yüzde 100 geri dönüştürülmüş paketlerde tüketicilere sunuyoruz. Bu noktada Duracell olarak, sürdürülebilirliği bir proje değil yolculuk olarak görüyoruz ve sürdürülebilirlik yolculuğumuzda toplum için, çevre için ve ekonomi için önemli iş birliklerine imza atmaya devam ediyoruz. Perakende devi Migros ile hayata geçirdiğimiz bu çalışma da sürdürülebilirlik yolculuğumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. ‘Duracell ile Atık Pilleriniz İyiliğe Dönüşecek’ sloganıyla, Migros ile birlikte hayata geçirdiğimiz çalışma kapsamında atık pillerin geri dönüşümü, bir yandan ekonomiye katkı sağlarken, bir yandan çevrenin korunmasına destek verecek, en önemlisi ise engelli bireylerimiz için beyaz bastona dönüşecek. Hedefimiz 4,5 ton atık pil toplayarak, 1500 beyaz baston bağışı gerçekleştirmek. Çok yönlü bu çalışma bizler için çok büyük bir anlam taşıyor. Bu çalışmanın önemli birer parçasını oluşturan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği’ne ve Görme Engelliler Derneği’ne (GÖZDER) de teşekkürlerimizi sunuyorum. Duracell olarak ilerleyen süreçte çalışmamızın kapsamını daha da geliştirmeyi planlıyoruz.” diye konuştu.
Migros Ticaret A.Ş. Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarlama Direktörü Aysun Zaman proje ile ilgili olarak; “Migros olarak sürdürülebilirliği çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alıyor ve İyi Gelecek Planımız çerçevesinde ölçülebilir hedefler doğrultusunda takip ediyoruz. Bu alanda stratejik önem arz eden konularda derinlemesine çalışmalar yaparak dünyada örnek teşkil eden öncü projelere imza atıyoruz. Bu kapsamda Duracell iş birliğinde birçok açıdan fayda yaratan yeni bir iyilik hareketini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyor, tüm müşterilerimizi atık pilleri iyiliğe dönüştürecek bu projenin bir parçası olmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Görme Engelliler Derneği GÖZDER Başkanı Ali Varlık ise “GÖZDER olarak, kuruluşumuzdan bu yana görme engelli bireylerin sosyal hayata adapte olmasını sağlamak adına çalışıyor ve açtığımız atölyelerle katılımcılarımızı destekliyoruz. Duracell ve Migros iş birliğiyle yürütülen bu proje hem yarattığı fayda açısından hem de görme engelli bireyler için bir mecburiyet olan beyaz bastona farkındalık oluşturmak adına çok önemli. Beyaz baston, görme engelli bir birey için bağımsızlık ve güvenliği temsil ediyor. Ona her koşulda rehberlik eden bir arkadaş gibi hep yanında oluyor. Bu kadar zorunlu bir ihtiyaç olan beyaz bastonun Duracell & Migros tarafından karşılanıyor olması bize de mutluluk veriyor. Türkiye’nin dört bir yanından bizi arayarak beyaz bastona ihtiyacı olduğunu söyleyen görme engelli vatandaşlarımız için de bir umut oluyor. Önümüzdeki dönemde bu iki markayla yeni projeleri de hayata geçirmeyi çok isteriz. Projenin sonuçlarını biz de heyecanla bekliyoruz” diyerek bu iş birliği ile ilgili görüşlerini paylaştı.
Çocuklara geri dönüşüm bilinci semineri veriyor
Duracell alkalin piller, çinko-karbon pillere kıyasla 10 kata kadar daha uzun ömre sahip. Bu, daha az pil tüketimi dolayısıyla da daha az atık anlamına geliyor. Duracell alkalin piller, %100’e yakın geri dönüştürülebilir özellik taşıyor. Duracell’in tüm birincil ve ikincil karton ambalajının %98’i de geri dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor. Sürdürülebilirlik konusunda geri dönüşüme dair çok olumlu verilere sahip ve 2030’a kadar karbon emisyonunu %30 azaltma hedefi olan Duracell, geri dönüşüm bilincinin çocukluk döneminden başladığı düşüncesiyle okullarda seminerler vermeye de başladı. Duracell çalışanlarının gönüllülük esası ile dahil olduğu seminerler ile hedef olabildiğince çok çocuk ve aileye ulaşmak. Yeni başlayan bu çalışma kapsamında sadece bir ayda 1000’den fazla öğrenciye ulaşıldı. Hedef 3 yıl içinde 10,000’den fazla öğrenciye ulaşabilmek.
Doğtaş, yenilikçi ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla, yurt içi ve yurt dışında mağaza ağını genişletmeye devam ediyor. “Türkiye’nin 81 ilinde Doğtaş mağazası” hedefine bir adım daha yaklaşan marka, yıl içerisindeki yatırımlarıyla mağaza sayısını artırdı. Doğtaş, 30 Ağustos’ta açılan 30 mağaza ile ilk 6 ayda yurt içinde 195, yurt dışında ise 30 farklı ülkede 45 mağaza sayısına ulaştı. Doğtaş’ın yıl sonu görüşü ise; yurt içinde 205, yurtdışında 52 mağaza.
ABD’de ilk mağaza 1 Kasım’da açılıyor
Bir süre önce ABD’de açılacak olan mağazanın müjdesini veren marka, 1 Kasım 2021 tarihinde New Jersey’de ilk mağazasını açıyor. 525 m2’lik mağazada, Doğtaş’ın “tarz ve uyumun aşkı” konsepti yeni müşterileriyle buluşacak.2021 yılının sonuna kadar Amerika dışında; Irak, KKTC, Fransa, İsrail, Nijerya, Gana, Senegal ve Özbekistan’da Doğtaş mağazaları açılması planlanıyor. Turqality programının da destekleriyle yurtdışı büyümesine hız kesmeden devam eden Doğtaş, dünyanın farklı noktalarındaki mağazalarıyla online mağazasının yanı sıra 24 saat hizmet veren bir marka olmak için emin adımlarla yolunda yürüyor.
Doğtaş Genel Müdür Yardımcısı Erim Tamer konuyla ilgili olarak, “Türk mobilya sektörü için en önemli pazarlardan bir olan Amerika pazarında marka varlığımızı kuvvetlendirmek için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Her yıl yeni Ar-Ge ve üretim süreç yatırımlarımızla birlikte büyüme planlarımızı ve müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda marka stratejilerimizi revize ediyoruz” dedi.
Sabancı Holding iştiraklerinden, Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’nın başına Sitare Sezgin geliyor. Güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgiye göre, Bülent Gürcan’ın Gratis’e gitmesiyle boşalan Teknosa’nın Genel Müdürlük koltuğuna Akbank’ın iştiraki AKÖde Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin Genel Müdürü Sitare Sezgin oturacak. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın gruptaki kadın yönetici sayısının artırılmasına ilişkin stratejisinin bu atamada etkili olduğu konuşuluyor.
Sitare Sezgin kimdir?
AKÖde Genel Müdürü Sitare Sezgin, İzmir Amerikan Koleji’nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi İşletme Yönetimi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimini Manchester Üniversitesi Finans ve Muhasebe Bölümü’nde tamamladı ve Hollanda’da Procter&Gamble’da başladığı iş yaşamını, sırasıyla Bain And Company, The Boston Consulting Group ve Sabancı Holding Perakende Grubu’nda sürdürdü. Akbank’ta 2010-2011 yıllarında Yeni Ürün ve Kanal Geliştirme biriminde Bölüm Başkanı olarak görev aldı. Affinion Turkey Back-Up ve Bofis Turizm Genel Müdürlüğü, 5 Mayıs 2021 itibarıyla AgeSA ismiyle yola devam eden AvivaSA Emeklilik ve Hayat ile CarrefourSA’da bağımsız Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Sitare Sezgin, bu yıl Doğtaş Kelebek’in de yönetim kuruluna bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak girmişti. Sezgin, Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) Yönetim Kurulu üyeliği görevine de halen devam ediyor.
Teknosa ilk 6 ayda yüzde 49 büyüdü
2020 yılını son 20 yılın en başarılı performansıyla kapatan Teknosa, 2021 yılının ilk 6 ayında da başarı grafiğini yükseltti. Teknosa, ilk 6 ayda geçen yıla göre yüzde 49’luk büyüme ile 3 milyar TL ciroya ulaştı. Kârlılıkta iyileşme performansını sürdüren şirket, esas faaliyet kârını da yüzde 193’luk bir artışla 112 milyon TL’ye ulaştırdı. Şirket, çoklu kanal deneyiminin önemli bir unsuru olarak kesintisiz yatırım yaptığı e-ticarette de cirosunu 500 milyon TL’ye çıkardı. Teknosa, pandemi nedeniyle alınan tedbirler kapsamında mağaza kapalılıklarının ilk çeyreğe göre daha yoğun olduğu ikinci çeyrekte, 1,5 milyar TL ciro elde etti. E-ticarette yılın ilk çeyreğine göre satışlarını yüzde 46 artırarak 295 milyon TL ciroya ulaştı ve online satışların perakende cirosu içindeki payı yüzde 21 oldu.
Bu yıl kuruluşunun 50’nci yılın kutlayan Shangri-La Hotels and Resorts, Türkiye’de de Beşiktaş’taki oteliyle faaliyet gösteriyor. Hong Kong ve Singapur’la birlikte grubun dünyadaki en özel 3 otelinden biri olarak gösterilen Shangri-La Bosphorus, Istanbul, kalitesi ve hizmetleriyle rakiplerinden ayrışıyor. Pandemi dönemi boyunca eğitim ve atmosfer yenilemelerinin sonuçlarını almaya başlayan Shangri-La, Bosphorus, Istanbul, Haziran ayından bu yana yüzde 90 doluluk oranına ulaştı. Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Genel Müdürü TJ Joulak ile pandemi dönemini nasıl geçirdiklerini ve hangi konulara odaklandıklarını, yılın geri kalanına ve 2022 yılına ilişkin beklentilerini konuştuk.
İstanbul’da lüks otel konusunda ciddi bir rekabet olduğunu kaydeden Joulak, personelleri ve sundukları hizmetlerle fark yarattıklarını söyledi. Joulak, “Shangri-La Group ile otelin ortağı olan Tanrıverdi Ailesi çok mütevazi bir aile ve bu projeye ciddi yatırım yapıldı. Tarzı itibariyle çok keyifli ve İstanbul’un en iyisi olan odalara sahibiz. Elbette şehirde çok 5 yıldızlı otel var ama Shangri-La Bosphorus, Istanbul en iyilerden. Konumu, sunduğu hizmet ve ürünlerinin kalitesiyle misafirlerine Türk ve Asya misafirperverliğini sunuyor. Örneğin biz Türk kahvesi isteyene Türk kahvesi değil en iyi Türk kahvesini veriyoruz” dedi.

Pandime döneminde ğitime öncelik verildi
TJ Joulak, pandemi döneminde en fazla önem verdikleri konunun eğitim olduğunu vurguladı. Haziran ayında personele 1.580 saat eğitim verdiklerini kaydeden Joulak, “Çalışma arkadaşlarımızın motivasyonu bizim için çok önemli. Pandemi döneminde de bu bir numaralı önceliğimiz oldu. Ekibimizin eğitimine odaklandık, onların potansiyellerini ortaya çıkardık ve parlamalarını sağladık. Ayrıca otelimizin atmosferini, restoranlarımızı yeniledik” diye konuştu.
Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Ortadoğulu turist var
Bu çalışmalarının karşılığını aldıklarına da değinen TJ Joulak, şöyle devam etti: “2019 yılının Temmuz-Ağustos doluluk oranlarıyla bu yılı karşılaştırdığımızda daha iyi bir durumdayız. Çok çalıştık, yoğun planlar yaptık. İnanıyorum ki daha iyi sonuçlar göreceğiz. Şu anda yüzde 90 civarında bir doluluk oranı yakaladık. Ortalama satış fiyatlarında da artış gözleniyor. En fazla Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Katar ve Kuveyt’ten turist geliyor. Fransız ve ABD’li turistler de geliyor. Türkiye’den hatta İstanbul içinden de ciddi misafir ağırlıyoruz.”
“Realist planlar yapıyoruz”
TJ Joulak, pandemi yüzünden 2021 yılı bütçesini yaparken realist davrandıklarını anlattı. Joulak, “2022 için de aynı şekilde davranacağız ve planlarımızı ona göre şekillendireceğiz. Dünya ekonomi çevrelerine göre gerçek bir öngörüde bulunabilmek için 2023 yılını beklemek gerekiyor. ‘Pandemi öncesinde 3 ay sonrasına ilişkin tahmin yapmak mümkündü ancak şimdi 1 hafta sonrasını öngöremiyoruz.’Dünyadaki insanların yüzde 50’si aşı olduğunda her şey biraz daha normale dönecek” dedi.
Yeni yatırım planları var
TJ Joulak, proje ortağı Tanrıverdi Ailesi ile grubun çok sağlam ve iyi bir ilişkisi olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Tanrıverdi Ailesi, başından beri bu iş birliğine büyük destek veriyor. Bu grubumuz için çok önemli. Türkiye’de örneğin Bodrum’da yine Tanrıverdi Ailesi ile yeni bir yatırım mümkün. Yakın tarihte alınmış bir karar olmasa da Tanrıverdi Ailesi ile birlikte bir proje üzerinde çalışıyoruz.”
Grup 100’den fazla oteli yönetiyor
Shangri-La Group, ofis binaları, ticari gayrimenkuller ve rezidansları ile otel ve yatırım amaçlı gayrimenkullerin dünyanın önde gelen geliştiricilerinden, sahiplerinden ve işletmecilerinden biri. Grubun diğer başlıca faaliyetleri, otel yönetimi hizmetlerinin yanı sıra satılık emlak geliştirmeyi içeriyor. Grup şu anda Shangri-La, Kerry, JEN ve Traders markaları altında 75’ten fazla lokasyonda 100’den fazla oteli yönetiyor. Asya’nın en önde gelen ve saygın gruplarından olan şirketin; Avustralya, Bahreyn, Çin, Kamboçya, Endonezya ve Suudi Arabistan’da otel ve farklı alanlarda geliştirme projeleri bulunuyor.
Manzara eşliğinde uluslararası lezzetler IST TOO’da
Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un restoranları ve barı, dünya lezzetleriyle misafirlerine özel deneyimler yaşatıyor. Otelin gün boyu hizmet veren restoranı IST TOO; deniz ürünleri, sushi, noodle, makarna gibi tatları içeren farklı yemek seçenekleriyle uluslararası bir deneyim vaat ediyor. Ayrıca Türk mezeleri ve pide çeşitleri, taş fırından lezzetler, kebap çeşitleri ve geleneksel Türk Mutfağı’nın özel tarifleri de restoran menüsünde yer alıyor. Restoranın sofistike atmosferi, Boğaz’ın muhteşem maviliğine bakan şık bir terasla tamamlanıyor.

Hayatın her alanında dikkat çeken; uzun soluklu ve sade tasarım trendi sofralarda da kendini göstermeye başladı. Bu dönüşümü merkezine alan Karaca, sanatçı ve tasarımcı kimliğiyle global başarılara imza atan Hüseyin Çağlayan ile dikkat çeken bir koleksiyona imza attı. Çağlayan, günümüz yaşam tarzını fütüristik bakış açısı ile birleştirerek minimal ve estetik ürünler tasarladı. Tek kişilik yemek takımı ve 6 kişilik kahvaltı takımını yanı sıra mug ve fincan takımından oluşan bu özel koleksiyon, Karaca’nın ayrıcalıklı ürünleri arasında yerini aldı.
Gerçek incinin hayat verdiği tasarım
Sanatı ve kültürel mirası sahiplenerek, dikkat çeken projeleri hayata geçiren Karaca, Çağlayan’ın yenilikçi yaklaşımını, gerçek inci ve kusursuz üretim ile buluşturarak, sanatın sonsuz ışığını sofralara yansıtıyor. Karaca X Chalayan koleksiyonunda yer alan tek kişilik Digital Pearl yemek takımı Hüseyin Çağlayan’ın sanat dehasını ve zarif dokunuşlarını ortaya koyuyor. Takımda yer alan parçaların iç içe geçerek oluşturduğu piramit görünümü sofralara fonksiyonelliğin yanı sıra geleceğin yansımalarını da taşıyor. Gerçek incinin hayat verdiği bu özel tasarım, sunumlarına sanatsal ayrıntılar eklemek isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.
Modern bakış açısını yansıtıyor
Günün en önemli öğününü sevdikleri ile paylaşmak isteyenlerin ilgisini çekecek olan Poly kahvaltı takımı ise Çağlayan’ın yine modern bakışını yansıtıyor. Yuvarlak hatları ve natürel renkleri ile dikkat çeken bu takım, özgün ve sade sofraların değişmez parçası olacak. Hüseyin Çağlayan’ın estetik çizgilerini günün her saatine taşımak isteyen Karaca, koleksiyonda yer alan mug ve fincan takımlarıyla da tüketicilerin dikkatini çekecek.

Cilt sağlığına gösterdiği saygının yanı sıra içinde faaliyet gösterdiği toplumu da önemseyen ve toplumsal fayda yaratmaya odaklanan Bioderma voleybolu desteklemek yönünde önemli bir adım attı. Türkiye Voleybol Federasyonu ile resmi sponsorluk anlaşması imzalayan Bioderma bu imza ile kadın ve erkek milli voleybol takımlarımızın sponsoru oldu. Yeni sponsorluk ile uluslararası alandaki ilk sınav Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda verilecek. Şampiyonada Filenin Sultanları 18 Ağustos–4 Eylül, Filenin Efeleri ise 1–19 Eylül tarihleri arasında rakipleriyle mücadele edecek. Bioderma Pazarlama Direktörü Nazlı Malatyalı konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Son yıllarda uluslararası düzeyde başarılara imza atan Voleybol Federasyonumuza sponsor olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz. Kadın Milli Voleybol takımımız son olarak Tokyo Olimpiyatları’nda hepimizi heyecanlandıran güzel bir mücadele verdi. Avrupa Şampiyonası’nda da kadın ve erkek milli takımlarımızı ve ulusumuzu yeni heyecanlar bekliyor. Bioderma sporcularımızın yanında olacak ve önümüzdeki dönemde voleybolumuzu yeni başarılara taşımak için çalışacağız.”
Sponsorluk anlaşmasının Bioderma’nın sosyal sorumluluk anlayışının bir gereği olduğunu vurgulayan Malatyalı şöyle devam etti: “Bioderma’da bizim için anahtar sözcük önemsemektir. Cildini önemse çünkü o senin en güçlü koruyucun!’, diyoruz ve ciltte oluşan hasarları onarmak yerine cildin kendisini koruyan ve cilde saygı duyan ürünler geliştiriyoruz. ‘Toplumu önemse çünkü o senin en büyük ailen!’, diyoruz ve işinin kalbine insanı koyan yaklaşımımız ile toplumsal konularda fayda ve farkındalık oluşturmayı önemsiyoruz. ‘Çevreyi önemse çünkü dünya senin evin!’ diyoruz ve ekobiyoloji yaklaşımı ile geliştirdiğimiz her formülün, cildimiz kadar çevreye ve insana da saygılı olmasına özen gösteriyoruz. Voleybol Milli Takımlar Sponsorluğumuz sayesinde de Bioderma olarak aslında toplumsal fayda sağlayabileceğimiz ve sürekli gelişen ve dünya çapında başarılarıyla bilinen milli voleybol oyuncularının yanında olarak verdiğimiz destekle biz de Türkiye voleybolunu daha güzel bir geleceğe taşıyarak yeni nesiller için de örnek adımlar atacağız.”
Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ise “Ülkemizi gururla temsil eden, yüz akı olan voleybol branşının tek, daim ve gerçek hamisi Türkiye Voleybol Federasyonu olarak dünyanın birçok ülkesinde dermokozmetik denilince akla gelen ilk markası olan Bioderma ile yollarımızın kesişmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Voleybol Federasyonu olarak sponsorların ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Sürdürülebilirlik, toplumsal sorumluluk ve toplumsal fayda sağlama yaklaşımı ile çalışmalarını sürdüren Bioderma ile imzaladığımız sponsorluk anlaşması bizler için çok kıymetli, çok değerli. Bu anlaşmayla birlikte Bioderma, Voleybol Milli Takımlar resmi sponsoru oldu. Türk voleybolu adına hayırlı, uğurlu olsun. Başta NAOS Türkiye Ülke Müdürü Bayram Kaymak ve Bioderma Pazarlama Direktörü Nazlı Malatyalı olmak üzere tüm Bioderma ailesine hoş geldiniz diyor, yol arkadaşlığı yaptığımız, değer ortağı olduğumuz, yanımızda olan tüm sponsorlarımıza da bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.
Okul alışverişinin güvenilir adresi Migros, anaokulundan üniversiteye kadar tüm öğrencilerin okulda ihtiyaç duyabileceği malzemeleri, 376 farklı kalite kontrol kriterinden geçtikten sonra raflarına taşırken, Türkiye’nin 81 ilindeki mağazalarında, 700’ü aşkın ürün seçeneğini en uygun fiyatlarla müşterilerine sunuyor. Bu kapsamda anlamlı bir iş birliğine de imza atan Migros, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) yapacağı bağışla eğitimin geleceğine katkı sağlıyor. Migros, 26 Ağustos–22 Eylül tarihleri arasında yapılan 200 TL ve üzeri kırtasiye alışverişlerinin bir kısmını Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) eğitimin geleceğini desteklemek amacıyla bağışlıyor.
Migros Ticaret A.Ş İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, Migros olarak çocukların eğitim hayatına destek olabilmek için tüm gayretlerini ortaya koyduklarını belirterek şunları kaydetti: “Sadece 2021 yılında sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak 4 binden fazla çocuğun gelişimine aracı olduk. Bu eğitim-öğretim döneminde de çocuklarımızın eğitimine katkıda bulunmak üzere yeni bir projeyi hayata geçirdik. Okula dönüş heyecanının yaşandığı bugünlerde, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışma kapsamında çocuklarımızın hayatına iyilikle dokunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mağazalarımızdan yapılan kırtasiye alışverişlerinin belirli bir oranını TEGV’e bağışlayarak, çocuklarımızın eğitimine destek vereceğiz. Bu kapsamda tüm müşterilerimizi bu kıymetli projenin bir parçası olmaya ve eğitimin geleceğine katkıda bulunmaya davet ediyoruz.”
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü Sait Tosyalı ise şöyle konuştu: “Bu tür işbirlikleri ile geniş kitlelere ulaşarak çocuklarımıza eğitim desteği veriyor, geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillerin nitelikli ve donanımlı yetişmelerine vesile oluyoruz. Pandemi nedeniyle uzunca bir süredir çocuklarımıza dijital etkinliklerimizle ulaşabildik. Yurt genelindeki 59 noktamızda çok özlediğimiz çocuklarımızı gönüllülerimizle birlikte yüz yüze etkinliklerimizle kucaklamaya hazırlanıyoruz. Migros ile gerçekleştirdiğimiz bu kampanya ile daha fazla ihtiyaç sahibi çocuğumuzun nitelikli eğitime erişebilecek olması bizi çok heyecanlandırıyor. Migros’a ve kampanyaya katılan değerli müşterilerine bu anlamlı iş birliği için teşekkür ediyoruz.”
Migros’ta okul çantaları 21 TL’ye hazırlanıyor
Migros’ta kurşun kalem, kırmızı kalem, silgi, kalemtıraş, kalem çantası, 80 yapraklı defterin yer aldığı okul çantası ortalama 21 TL’ye hazırlanırken; onlarca farklı renk ve model seçeneği bulunan sırt çantaları 24,95 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Desenleri ile çocukların hayran olacağı defterler ise 1,50 TL’den başlayan fiyatlarıyla raflarda yerini alıyor.
Migros’ta, okulda ihtiyaç duyulan tüm malzemeler ekonomik fiyatlarla sunulurken, her dönemde farklı kampanyalarla da müşterilere ek faydalar yaratılıyor. Kırtasiye grubunda “Sadece Migros”ta bulunan ürünlere geniş yer verilirken, öğrenciler School Time ve KulinArt markalı ürünlerin yer aldığı onlarca ürüne de sadece Migros mağazalarından ulaşabilecek.
Ayrıca çocukların okul eğitiminde destek amaçlı ihtiyaç duyduğu Samsung Tab A 8 SM-T290 32GB WiFi tablet 1199 TL yerine 999 TL; Alcatel Smart Tab 7” 16 GB siyah tablet 639 TL yerine 499,90 TL, Samsung 32 GB WiFi tablet 1,099 TL yerine 999 TL; HP Deskjet 2720 WiFi Fotokopi Tarayıcı Yazıcı 599,90 TL yerine 449,90 TL, Everest SM-804 USB Kablosuz Mouse 29,90 TL yerine 23,90 TL’den satışa sunuluyor.
Okulda ihtiyaç duyulan tüm ürünlerde indirim fırsatı
Dört farklı renk seçeneği ile Wood sırt çantası 54,9 TL yerine 34,90, Brick Bag tek gözlü kalem çantası 9,50 TL yerine 5,90 TL, Wide beslenmeli ilkokul çantası 74,50 TL yerine 44,90 TL, Meteksan A4 dikişli 96 yaprak defter 9,90 TL yerine 5,90 TL, Kulinart PP kapak 35×50 cm 20 yaprak resim defteri 14,90 TL yerine 8,90 TL, Ark çantalı 17 çeşit 70 parça okul seti 49,90 TL yerine 34,90 TL, Faber Castell Party 4’lü kurşun kalem 10,50 TL yerine 8,90 TL, Globox 500 ML alüminyum matara 47,95 TL yerine 37,95 TL, Pritt 12’li keçeli boya kalemi 13,90 TL, Pritt parmak boya 29,50 TL ,School Time şeffaf renkli rulo kaplık 1,90 TL yerine 0,95 TL, Kulinart 3’lü renkli silgi 4,50 TL yerine 2,90 TL, FLY 50*70 cm fon kartonu 12,90 TL yerine 9,90 TL, Kulinart çıtçıt dosya 1,90 TL yerine 1 TL’lik fiyatlarıyla Migros’ta.
Migros raflarındaki tüm kırtasiye ürünleri 376 farklı kontrolden geçiyor
Üretimden tüketime kadar uzanan Kalite ve Ürün Güvenliği Sistemi’nin tüm gereklerini çocukların yıl boyu kullanacakları kırtasiye ürünlerinde de titizlikle yerine getiren Migros, satışa sunduğu tüm kırtasiye ürünlerini, “Migros Kırtasiye Ürünleri Kalite Standartları” çerçevesinde 376 farklı kalite kontrol aşamasında denetleniyor. Migros’un satışa sunduğu kırtasiye ürünlerinin hepsi uluslararası standartlar çerçevesinde PAH, fitalat, kadmiyum, alerjen-kanserojen boyar maddeler, formaldehit, nikel, azo boyar maddeler ve ağır metaller içermemesi için pek çok test aşamasından geçiriliyor. Etiketlerin yasal gerekliliklere uygunluğu kontrol edilirken, tedarikçi firmalardan da ürünlere ait analiz raporları alınıyor. Tüm bu incelemelerin sonucunda Migros, sadece güvenilir ürünleri raflarına taşıyor.
24 Ağustos 2021–2021-2022 eğitim öğretim dönemi yaklaşırken, okula başlayacak milyonlarca öğrenci ve aileleri için okul alışverişi dönemi başlıyor. Ailelerin pandemi nedeniyle çocuklarının okul ihtiyaçlarında sağlıklı ve kimyasal içermeyen ürünlere erişim konusundaki hassasiyeti daha da önem kazandı. 30 yıldır ülkemizde güvenilir alışverişin adresi olarak müşterilerine ihtiyaç duydukları ürünleri fiyat-kalite-performans ilişkisini gözeterek sunan Metro Türkiye, bu yıl aşılamanın da katkısıyla okulların açılacağı ve çocukların okullarına kavuşacakları bir sezon için tüm eğitim ihtiyaçlarını düşünerek hazırlıklarını yaptı. Öğrencilerin eğitim ihtiyacı için hem kaliteli hem de uygun fiyatlı 1000’den fazla ürünü müşterilerine sunan Metro Türkiye, aynı zamanda bu ürünlerin kalite ve sağlık kriterlerine uygun olmasına önem veriyor; zararlı kimyasallar, ağır metaller gibi 90 farklı parametrede test ediyor ve sadece bu testleri geçen ürünleri müşterilerine sunuyor.
Her bütçeye uygun bini aşkın ürün tek çatı altında
Öğrencilerin ihtiyaçlarını hem geleneksel hem de çevrimiçi eğitim yöntemlerine uygun şekilde karşılayan Metro Türkiye, kırtasiye, çanta, ayakkabı ve tekstil ürünlerine ek olarak bilgisayar, tablet, yazıcı, kartuş, kitaplık ve yazı tahtası gibi ürünlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Ayrıca öğrencilerin masa başında geçirecekleri uzun süreleri göz önünde bulundurarak rahatlığını sağlamak adına ergonomik koltuk ve çalışma masası gibi ürünlere de mağazalarında yer veren Metro Türkiye maske, dezenfektan, siperlik gibi hijyen ürünlerini de satışa sunuyor. Öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu bazı ürünlerin KDV dâhil fiyatlarının Metro Türkiye mağazalarındaki başlangıç fiyatları ise şu şekilde: Çıt çıt dosya 1,19 TL, 5’li silgi 2,49 TL, 12 renk pastel boya set 3,99 TL, defter 1,99 TL, 12 renk büyük boy sulu boya set 7,99 TL, mantar pano 9,99 TL, boyama önlüğü 10,99 TL, proje çantası 10,99 TL ve fon kartonu 8,99 TL.
“Çocukları korumak herkesin sorumluluğu”
30 yıldır müşterilerine güvenilir bir alışveriş deneyimi sunduklarını belirten Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu yıl aşılamanın da katkısıyla okulların açılacağı ve çocuklarımızın okullarına kavuşacakları bir sezon için tüm eğitim ihtiyaçlarını düşünerek hazırlıklarımızı yaptık. Tüm bu ürünleri seçerken velilerimizin hem kaliteli hem de uygun fiyatlarla alışveriş yapabilecekleri ürün ve markalardan oluşmasına özen gösterdik. Eğitim ihtiyaçlarına yönelik olarak tüm kırtasiye, çanta, ayakkabı ve tekstil ürünlerine ek olarak yine PC, tablet, printer gibi elektronik ürünlerini de içeren 1.000’den fazla ürünü müşterilerimiz reyonlarımızda bulabilecek. Çocuklarımızın tükettikleri gıdalar kadar, kullandıkları eşyaların da sağlıklı ve güvenilir ürünler olması çok önemli. Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocukların, kullandıkları kırtasiye malzemelerini kontrolsüzce ağızlarına götürebildikleri veya kullandıktan sonra ellerini ağızlarına veya gözlerine sürebildikleri düşünülürse bu ürünlerin testleri yapılmış güvenilir noktalardan alınması gerektiği daha iyi anlaşılıyor. Metro Türkiye olarak bu konuya hassasiyetle yaklaşıyor ve onlar için risk teşkil edebilecek kırtasiye, ayakkabı ve tekstil ürünlerini reyonlarımıza koymadan önce 90 farklı parametrede teste tabi tutuyor ve yalnızca sonucu insan sağlığına uygun olan sağlıklı ve güvenli ürünlere yer veriyoruz.”

