Sağlık teknolojilerinde son yılların en güçlü dönüşüm alanlarından biri olan giyilebilir çözümler, artık yalnızca dijital verilerle değil, bilimsel temelli doğal kaynaklarla da yeniden tanımlanıyor. Doğal destek anlayışını modern yaşamla buluşturan Magnasand, yoğun Ar-Ge çalışmalarını klinik araştırmalar ile destekleyip modern üretim teknolojileriyle birleştirerek, giyilebilir medikal destek ürünlerinde yeni bir yaklaşım sunuyor. Kuruluşundan itibaren kısa vadeli ticari hedefler yerine, bilimi ve doğru ürünü merkeze alan bir yatırım modeli benimseyen Magnasand; Ar-Ge süreçleri, üniversite iş birlikleri, klinik çalışmalar, tesciller ve üretim altyapısına yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor. Magnasand, Türkiye’nin doğal kaynaklarını bilimsel temellerle işleyerek hem yerel hem de global pazarda güvenilir bir medikal destek markası olmayı hedefliyor.
Geleneksel kum terapisini bilimsel teknolojiye dönüştürüyor
Magnasand manyetik siyah kumu “giyilebilir” hale getiren özgün yaklaşımı ile medikal destek ürünlerinden ayrışıyor. Doğal etkiyi bozmadan geliştirilen ergonomik ve esnek tasarımlar sayesinde; dizlik, sırtlık, boyunluk, bileklik, eldiven ve çorap gibi ürünler günlük yaşamın bir parçası haline geliyor. Böylece geleneksel kum terapisi, hareket özgürlüğünü kısıtlamadan, gün boyu sürdürülebilen bir destek sunuyor. Magnasand ürünlerinin etkisi yalnızca kullanıcı deneyimlerine değil, bilimsel ve klinik verilere dayanıyor. Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çift kör, plasebo kontrollü çalışmalarda; siyah manyetik kum içeren ürünlerin kas, eklem ve romatizmal ağrılarda anlamlı iyileşme sağladığı ortaya konuyor. Araştırmalarda ağrı skorlarında belirgin düşüş, uyku kalitesinde ve genel rahatlama hissinde artış tespit edilmesi, Magnasand’ın tamamlayıcı ve destekleyici medikal ürün konumunu güçlendiriyor. Giyilebilir sağlık teknolojileri alanındaki yaklaşımları üzerine değerlendirmelerde bulunan Magnasand Genel Müdürü Emre Gökmen, “Magnasand’ı bir ürün markası olarak değil, bilimsel temelli bir sağlık yatırımı olarak görmek daha doğru. Doğanın bize sunduğu manyetik siyah kumu, Ar-Ge süreçleri ve klinik çalışmalarla destekleyerek giyilebilir hale getirdik. Hızlı büyümekten ziyade, doğru ürünü geliştirmeye odaklandık. Amacımız hem Türkiye’de hem de global pazarda güvenilir, kanıta dayalı bir medikal destek markası olmak” dedi.
Günlük yaşama entegre çözümler
Magnasand ürünleri; kas ve eklem ağrılarından spor sonrası toparlanmaya, masa başı çalışmaya bağlı bel, boyun ve sırt ağrılarından romatizmal rahatsızlıklara, dolaşım problemleri ve ödeme kadar geniş bir alanda destek sunuyor. Ürünler, klinik ihtiyaçlara sahip kullanıcıların yanı sıra, yaşam kalitesini artırmak isteyen bireyler için de günlük kullanımda pratik çözümler sağlıyor. Yerli üretim altyapısını global hedeflerle birleştiren Magnasand, halihazırda Yunanistan’da distribütörlük faaliyetlerini sürdürüyor. Düsseldorf MEDICA Fuarı’nda gördüğü yoğun ilgiyle birlikte Almanya başta olmak üzere farklı pazarlarda aktif görüşmeler yürüten marka, doğal kaynaklı ve bilimsel temelli yapısıyla uluslararası pazarda özgün bir giyilebilir sağlık teknolojisi olarak konumlanmayı amaçlıyor.
