11 Mayıs 2020

‘İHRACAT ESKİ DENGESİNE KAVUŞUYOR’

Perapost’a konuşan Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü Murat Keleş, ‘Gıda ürünü sevkiyatı tüm ülkeler açısından önem taşıyor. Kimse vazgeçme eğiliminde değil. İhracat konusu eski dengesine kavuşuyor’ dedi.

Keleş, Perapost’un sorularını yanıtladı:

-TekSüt olarak salgın sürecinden ne şekilde etkilendiniz? Üretim ve satış rakamlarınız ne oranda değişti?
Üretim tarafına baktığımızda, gıda üretiminde özellikle süt ürünleri üretiminde hijyen kuralları doğal süreci içinde her zaman en üst seviyede uygulanır. Yine de gelişen durum nedeniyle işletmemizde bazı ek önlemler alındı. Üretim personellerimiz, sosyal mesafe kuralı kapsamında seyrek yani mesafeli çalışma düzenine geçirildi. Üretim planlaması da üç vardiya düzeninde yayılarak, aynı anda daha az personelin görev yapması şeklinde organize edildi. Piyasanın özellikle talep ettiği ürünler ile otomasyon gerektiren ürünler üzerine yoğunlaşıldı. Ayrıca resmi olarak yayınlanan koronavirüs tedbirleri de (ateş ölçümü, sosyal mesafe kuralları, ofis ve alan dezenfeksiyonları, yemek ve yemekhane düzeni kuralları, servis kuralları vs.) uygulamaya alındı. Tüm bu önlemlerle üretimin sorunsuz ve aksamadan sürdürülmesi sağlandı.

Satış tarafına baktığımızda, bir anda perakende noktaları ve marketler, alışverişin devam ettiği neredeyse tek kategori olarak öne çıktı. Doğal olarak burada bir talep yoğunluğuyla karşılaştık. Önlemler kapsamında özellikle restoran ve ev dışı tüketimin geniş ölçüde yavaşlaması, bu tüketimin evlere taşınmasını beraberinde getirdi. Talepler, bireysel müşteri bazında market sahasında artışa neden oldu.
Bütün olarak baktığımızda eksilen tarafla, artan taraf belli bir dengeye oturdu ve böylece normal üretim ve satış ritmimizi sürdürmüş olduk.
 
İhracat tarafında ise kısa dönemli bir şaşkınlıktan sonra, işler tekrar rayına oturdu. Önlemler nedeniyle çeşitli sınırlarda zaman zaman uzayan bekleme süreleri oluştu ama sonuçta gıda ürünü sevkiyatı tüm ülkeler açısından önem taşıyor. Kimse vazgeçme eğiliminde değil. Araya Ramazan döneminin de girmesi, ek taleplere neden oldu. Dolayısıyla ihracat konusu da bizim açımızdan eski dengesine kavuşuyor diyebiliriz.

-Gıda satışlarının bu kadar arttığı bir dönemde talebe yetişmek adına ne gibi aksiyonlar aldınız? Yeni yatırımlar yapıldı mı?
Günde 600 ton süt alıyor ve işiyoruz. Üretim kapasitemiz 1000 tonu işleyebilecek büyüklüğe sahip. Geçmiş yıllarda gerek kapasite ve makineleşme yolunda büyük ölçekli yatırımlarımızı tamamlamıştık. Üretim sistemimiz anlık üretim artışlarına hazırlıklı. Dolayısıyla yeni yatırım yapmadık. Sadece üretim planlamamızı değiştirerek, piyasadan gelen anlık talebe hızlıca cevap verdik.

-Dağıtım ve lojistik anlamında sıkıntı yaşıyor musunuz?
Dağıtım konusunda,  taşıma-depolama ve transfer ayağında herhangi bir değişim olmadı, ancak burada da sosyal mesafe düzenine özen gösterilerek çalışma sürdürülüyor.
Bu dönemde oluşan yoğunluk nedeniyle marketler de mal alım saatlerini daha uzun tutarak, mal teslimatını kolaylaştırdılar. Bu da geçmişte belli saatlere sıkıştırılan dağıtım konusunu rahatlattı diyebiliriz.

-Ürün portföyünüze kefir, probiyotik yoğurt vs. gibi bu dönemde çok talep gören bağışıklık güçlendirici ürünler de ekleyecek misiniz?
Dediğiniz gibi bu dönemde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak, en önemli unsurlardan birine dönüştü. Süt ve süt ürünleri; protein, kalsiyum, magnezyum, fosfor, B1, B2, B6, B12 gibi zengin vitamin ve mineralleriyle günlük beslenme ihtiyacına en güzel cevabı verirken, bu içerikleri ve besin değerleriyle bağışıklık sisteminin güçlenmesinde zaten katkı sağlıyor.
Kefir ya da probiyotik yoğurt gibi kategorilere yönelik şu aşamada bir planımız yok. Teksüt olarak geleneksel süt ürünlerimizi en yüksek kalitede sunmaya odaklanıyoruz.